ANA SAYFA 

 

 

 

 

 

 

ERKEKLERİN SAYFASI


Teknolojik kız isteme :-)

> Talipp:
> > Slm...
> >
> > KızEvy:
> > Slm... Hoş geldiniz.
> >
> > Talipp:
> > MSN adresinizi oğlumdan aldım.
> >
> > KızEvy:
> > Evet . Kızım söyledi. Bekliyorduk zaten
> >
> > Talipp:
> > Sizin evde başka PC var mı? Hanımları da görüşmeye davet etsek
> >
> > KızEvy:
> > Tabii ki. Bizim hanım online zaten. Kız da internet cafe de.
> >
> > Talipp:
> > Ok...
> >
> > Kaynana34 konuşmaya katıldı
> > Oğlananası konuşmaya katıldı
> >
> > Talipp:
> > Hanımlar da geldi. Ben bizim oğlanı da davet ediyorum.
> >
> > ÇılgınDamat konuşmaya katıldı
> > BirEvinBirkızı konuşmaya katıldı
> >
> > Oğlananası:
> > Slm...
> >
> > KızEvy:
> > Hoş geldiniz hanım efendi
> >
> > Kaynana34:
> > Slm...
> >
> > Oğlananası:
> > Hoş bulduk efendim
> >
> > ÇılgınDamat gönderiyor:
> > CICEK.GIF
> > Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
> > Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
> >
> > ÇılgınDamat gönderiyor:
> > CIKOLATA.GIF
> > Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
> > Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
> >
> > Kaynana34:
> > Ay niye zahmet ettiniz? Teşekkürler.
> >
> > Talipp:
> > Zahmet ne demek? Çam sakızı çoban armağanı.
> >
> > Kaynana34:
> > Nasılsınız? İyi misiniz? Ben Hacer. Burcu'nun annesiyim.
> >
> > Talipp:
> > İyilik elhamdülillah. Sizleri sormalı.
> >
> > KızEvy:
> > İyiyiz çok şükür.
> >
> > Kaynana34:
> > Sizler Mersin'denmişsiniz değil mi?
> >
> > Talipp:
> > Evet efendim. Sizler de İstanbul'dan
> >
> > Kaynana34:
> > Evet efendim. Biz iki yıl önce gelmiştik Mersin'e Çok güzel biryer.
> >
> > Oğlananası:
> > Güzeldir. Bekleriz bize de.
> >
> > KızEvy:
> > İnşallah. Bu yaz güneyi düşünüyorduk zaten
> >
> > Oğlananası:
> > Yaza kalmasın diyoruz. Beey ! Hadisene...
> >
> > Talipp:
> > Efendim. Hanım haklı. Sebebi ziyaretimiz malum.
> >
> > KızEvy:
> > Evet efendim. Malumumuzdur. Başımızın üstündedir. Hoş geldiniz.
> >
> > Talipp:
> > Evlatlarımız net üzerinden tanışmış, kaynaşmışlar. Bize de
> >vazifemizi
> >yapmak düşüyor. Allah'ın emri Peygamber'in kavliyle Oğlumuz ÇılgınDamat'a
> >kızımız BirEvinBirKızı'nı istiyoruz.
> >
> > KızEvy:
> > Evet beyefendi. Sizin de belirttiğiniz gibi evlatlarımız
> >anlaşmışlar.
> >Eh o zaman bizlere de hayırlısını dilemek düşer.
> >
> > Oğlananası:
> > Müsaitseniz eğer gelecek ay aile içinde bir nişan yapalım diyoruz.
> >
> > Kaynana34:
> > Bekleriz efendim. Biz nişan için gerekli hazırlıkları yaparız.
> >İstanbul'da kalacak yeriniz yoksa biz ağırlayabiliriz.
> >
> > Oğlananası:
> > Yok. Zahmet vermeyelim. Çok kalamayız zaten. Dayımın oğlu var.
> >Bostancı'da oturuyorlar.
> >
> > Kaynana34:
> > Ayol ne zahmeti? Aşk olsun. Akraba olacağız sonuçta. Hem Bostancı
> >çok
> >uzak. Biz Avcılar'dayız. Yollarda perişan olursunuz. Yerimiz müsait.
> >
> > Oğlananası:
> > İnşallah diyelim o zaman.
> >
> > Kaynana34:
> > İnşallah efendim. Kızım! Hadisene.
> >
> > BirEvinBirKızı:
> > Tamam anneee!
> >
> > BirEvinBirKızı gönderiyor:
> > KAHVE.GIF
> > Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
> > Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
> >
> > ÇılgınDamat gönderiyor:
> > SOZYUZUGU.GIF
> > Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
> > Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
> >
> > Talipp:
> > Biz müsaadenizi isteyelim artık. Tanıştığımıza memnun oldum.
> >
> > KızEvy:
> > Biz de memnun olduk efendim. Şeref verdiniz.
> >
> > Talipp:
> > O şeref bize ait. Hoşça kalın efendim.
> >
> > KızEvy:
> > OK . Byeee!
> >
> > Talipp:
> > Bye!
> >
> > Oğlananası:
> > Bye..
> >
> > Talipp konuşmadan ayrıldı
> > Oğlananası konuşmadan ayrıldı
> >
> > Kaynana34:
> > Bye
> >
> > BirEvinBirKızı:
> > Bye
> >
> > Kaynana34 konuşmadan ayrıldı
> > KızEvy konuşmadan ayrıldı
> >
> > ÇılgınDamat:
> > Bye... Şişşt Burcu kız? Gitme bir yere yaw :-)
> >
> > BirEvinBirKızı:
> > Hepsi gitti mi?
> >
> > ÇılgınDamat:
> > Gittiler gittiler.Nasılsın aşkım? Çok heyecanlandın mı?
> >
> > BirEvinBirKızı:
> > Ay! Ölüyorum zannettim :-(
> >
> > ÇılgınDamat:
> > Bak çok korkuyordun. Oldu işte aşkım. Oldu :-)


Delikanlılığın kuralları.

Delikanli adam scooter tipi motorlara binmez.
Delikanli adam light cola içmez.
Delikanli adam More ve benzeri sigaralar içmez. En delikanli olani Camel içer.
Delikanli adam sahte isimle veya isimsiz is yapmaz.
Delikanli adam laga luga yapmaz.
Delikanli adam dedikodu yapmaz.
Delikanli adam ayagini yorganina göre uzatmaz. Uygun yorgani yoksa yorgansiz yatar.
Delikanli adam rejim yapmaz. Diyet yogurt, peynir vs. yemez.
Delikanli adam fino ve benzeri köpekler gezdirmez.
Delikanli adam kisa pantalon giymez. Zorunlu hallerde sort giyer.
Delikanli adam saçini boyatmaz, saç ektirmez.
Delikanli adam az konusur, öz konusur.
Delikanli adam kodu mu oturtur.
Delikanli adam Televole ve benzeri programlari seyretmez.
Delikanli adam bira içmek isterse soguk efes içer. Labunya birasi içmez.
Delikanli adam silahini sadece temizlik için kullanir, süs için tasimaz, kullanmayacaksa çikarmaz ve göstermez.
Delikanli adam Labunya gibi sakal birakmaz. Örnek : Hakan Sükür, Mirkelam. En delikanli olani kirli sakal ile dolasir.
Delikanli adam borcunu öder. Sadece diger delikanlilardanborç alabilir. Labunyalardan borç almaz.
Delikanli adam mezesiz de içer.
Delikanli adam sallama çay içmez.
Delikanli adam Malibu, Archies gibi Labunya isimli içkileri içmez. Öncelikle raki, viski, votka, cin, rom, tekila gibi içkileri içer.
Delikanli adam sadece delikanlilarin müzigini dinler, Labunya müzigi dinlemez. (Techno, Acid, vb)
Delikanli adam delikanli gibi giyinir.
Delikanli adam diger insanlari sömürmez. Labunyalari bile.
Delikanli adam modayi takip etmez.
Delikanli adam küpe takmaz, Labunya gibi saç uzatmaz.
Delikanli adam kamyoncu kültürüne saygi gösterir.
Delikanli adam taksici ve minibüsçü kültürünü sevmez.
Delikanli adam korkabilir, ama korktugunu belli etmez.
Delikanli adam delikanli adami kollar.
Delikanli adam delikanli gibi dans eder. Labunyalar gibi dans etmez.
Delikanli adam Haydar Dümen ve Güzin Abla gibi sahsiyetler ile muhattap olmaz.
Delikanli adam kagit helva, pamuk helva ve elma sekeri yemez.
Delikanli adam sakiz çignemez.
Delikanli adam röntgencilik ve teshircilik yapmaz.
Delikanli adam papyon takmaz. Zorunlu hallerde kravat takabilir.
Delikanli adam astroloji, yoga, fal, aerobik, step gibi labunya isleri ile ugrasmaz.
Delikanli adam sarhos olmaz. Olursa da belli etmez.
Delikanli adam pantolon askisi takmaz.
Delikanli adam parlak renkli elbise giymez.
Delikanli adam altin dis takmaz.
Delikanli adam kimseyi ispiyon etmez. Labunyalari bile.
Delikanli adam laf atmaz, sarkintilik yapmaz.
Delikanli adam canim, cicim ve hayatim gibi kelimeleri gereksiz yere kullanmaz.
Delikanli adam sevgilisiyle el ele dolasmaz.
Delikanli adam hasta numarasi yapmaz.
Delikanli adam artistik yapmaz.
Delikanli adam acil durumlar disinda kosmaz.
Delikanli adam light sigara içmez.
Delikanli adam labunyalar gibi askerden kaçmaz.
Delikanli adam kendisinden uzun boylu kizlarla dolasmaz.


Etkileyici sözler

Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim?

Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamı taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inan ki birtanem her gün yağmur yağardı.

Yanağına düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgara dön, ordayım!

İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim?

Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle... Bir tutam sevinç, bir tutam umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana.

Bir gül olmak isterdim! Neden mi? Beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan çıkmamak için?

Seni bulmaktan çok aramak isterim! Seni sevmeden önce anlamak isterim! Seni bir ömür boyu bitirmek değil de sana hep yeniden başlamak isterim.

Hani gözler vardır sözleri anlatır, hani sözler vardır gözleri anlatır, bir de aşk vardır seni anlatır...

Beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat.

Dün gece sen uyurken kızıla boyadım denizleri, uçurumdan attım sessizliği, haber saldım rüzgarlara, fısıldasınlar kulağına seni ne kadar çok özlediğimi...

Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu, yanağına ufacık bir öpücük kondurdu. Hissettin mi?

Uykudan uyanınca insanı uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten delirten, hayatta bir defa görülebilen harika bir rüyasın!..

Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, her şey olur da şu kalbim, bir tek sensiz olamaz.

Mürekkepten denizler, kağıttan gemiler yaptım. Sonra ismini her yere yazdım. İsmini yazınca seni sevdiğimi sandın, ben seni sevmedim sana taptım!..

Seni her düşündüğümde kalbime bir yıldız çiziyorum. Benim şimdi kaç yıldızım var biliyor musun? Benim artık bir gökyüzüm var..

Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca aşık olup seni düşündüm...

Yedi ayrı iklimden yedi çesit arı getirseler yedi çesit arı yedi ayrı çiçeği dolaşsa yedi ayrı çiçekten bal yapsa senin kadar tatlı olamaz...

Ben seni dün sevmedim çünkü dün geride kaldı, ben seni bugün de sevmeyeceğim çünkü bugün de bitecek; ben seni yarın seveceğim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek!

Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam, gözümden akacak yaş olsan ağlamam, kalbime hapsettim seni hiçbir yere bırakmam!

Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da... Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de... Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, işte o en büyük gerçek...

Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir? Çünkü sen benim için daima teksin!

Dünde, bugünde, yarında? Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım!

Sana yıldızlar kadar yakın olmak isterdim, her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakın olmak isterdim, üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek için, sana sen kadar yakın olmak isterdim ki beni, seni sevdiğim kadar sevebilmen için?

Güneşi seviyorum diyorsun güneş açınca gölgeye kaçıyorsun. Yağmuru seviyorum diyorsun yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun. Korkuyorum sevgilim çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun!

Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim açar açmaz duyayım kokunu. Sevda essin başak saçlarında, sesin yüzümü rüzgarla bulsun... Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim, gelsin beni en koyu zulamda bulsun ve öyle bir mektup yaz ki sevgilim varsın ölümüm olsun.

Yardım etmek mi istiyorsun? O zaman dinle; yaşama sevinci getir bana çokça olsun çabuk tükenmeyenlerinden. İhtiyacım var bu ara unutmak üzereyim mutluluğu, unuttum sıcak bir çayın tadını, esen rüzgarın serinliğini, hadi durma öyle hatıralarımı canlandır, iyi olanları?

Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, her şey olur da şu kalbim, bir tek sensiz olamaz. Mürekkepten denizler, kağıttan gemiler yaptım. Sonra ismini her yere yazdım. İsmini yazınca seni sevdiğimi sandın, ben seni sevmedim sana taptım!.. Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen, bil ki o yalnız senin için yanan kalbimdir.

Eğer seni nasıl ve ne kadar sevdiğimi öğrenmek istiyorsan bana yeni bir dil bulmalısın çünkü sana olan sevgimi anlatmak için kelimeler bulamıyorum. Ama bir şeyi bil ki seni çok seviyorum?

Bir insanı sevmek onunla yaşlanmayı kabul etmek demektir benim için. Ben seni seviyorum ve bir ömür boyu seninle olmak istiyorum.

Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler. Ben o yıldızı gördüm, o da sensin birtanem?

Sana bahçeden gül değil güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum.

Karanlık gecede önemli değildir yıldızları görmek. Gündüzleri yıldızları görmek marifet, aşık olmak önemli değil, bir ömür boyu sevebilmek marifet?

Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar uzak onlar kadar erişilmezsin ama bir farkın var onlar bin tane sen bir tanesin.

@--)--) sana dijital bir gül yolluyorum, çünkü bu uzaklarda elimden ancak bu kadarı geliyor. Ama bil ki gerçeğini, gözlerinin içine bakarak vermek isterdim. Ve seni sevdiğimi fısıldamak.. Seni seviyorum! Aşkım, birtanem, her şeyimsin?

Hep kalanlara gidenleri kattım! Bir gün yerine geçemediler. O kalanlara gidenleri kattım yine de bir tane ?sen? edemediler. Önceleri hasreti hiç tatmadım, yarimden hiç ayrı kalmadım, biter diye takvimlere baktım. Zor geldi ayrılık alışamadım. An gelir insan gülerken ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış? Seni çok seviyor ve özlüyorum. Bu güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getiriyorum?

Uykudan uyanınca insanı uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten delirten, hayatta bir defa görülebilen harika bir rüyasın! O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Dolanıp sarmak geliyor içimden, saramıyorum. Öylesine bağlanmışım ki, sensiz duramıyorum. Seni çok seviyorum?

Gönlüme taht kurdun, gönlümün sultanı oldun, gece gökyüzünde parlayan yıldızım, sabah ise ruhuma doğan güneşim oldun?

Sen var ya sen aynı sigaram gibisin. Dumanı gözlerin? Külü dudakların... Yalnız aranızda bir fark var sigaramı ben, beni ise sen yakıyorsun...

Bir insanın idealleri olmalı, sonsuzluk gibi. Bir insanın özlemi olmalı, özlemle açan çicekler gibi. Bir insanın bir tanesi olmalı, tıpkkı senin gibi.

O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.

Yüreğimdeki tek arzu, hayalimdeki tek tutku, beni yaşatan tek duygu senmişsin bebeğim...

Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin...

Sen bazen zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen hayatın cesaret veren mutluluk yanı ve sen her zaman sevgimin tek nedenisin.

Günün ilk ışıkları sahile vurduğunda, martılar yalnızca ikimizin anlayacağı bir dille şunu fısıldar denizin kulağına: Seni çok özledim...

Seni seviyorum çünkü elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman, üzüntülerimi alıp onların yerine o tarifsiz sıcaklığı koymayı başarıyorsun...

Sana nasıl hitap etmeliyim bilmiyorum. Hayatım desem hayat çok kısa, çiçeğim desem çiçek soluyor. Sana canım demeliyim, çünkü bu can sen oldukça yaşıyor...

Doğan her günün sabahında, içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiçbir şeye değmezdi yaşamak..

Ben sevdanın sokağında oturuyorum? Geceler hiç bitmiyor, ben hiç uyumuyorum.

Yüreğim hafif ıslaktır benim kuytu köşelerde ağlamaktan ve rengi hafif uçuktur kurusun diye kaç kez güneşe asmaktan.

Seni unutmak için and içtim gözlerin geldi aklıma vazgeçtim.

Hadi uyandır beni söyle gördüğüm zamansız bir düş mü? Hadi git, uzaklaş, yokluğuna inandır beni. Gerçekten yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten.

Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.

Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün bu ayrılık şarkılarını kurşuna dizeceğim ve seni benden ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.

Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yanlızlığımı, çaresizliğimi? Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım?

Rüzgar alabildiğine hırçın,yağmur alabildiğine inatçı, yüreğin ise onlara inat sanki bir liman... Tıpkı gözlerindeki huzur gibi...

Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana?

Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım...

Önce düştüğümde kalkmayı, sonra aleve dokunduğumda acıyı, sevmeyi öğrendim, sevilmeyi her şeyi öğrendim de yalnız seni unutmayı öğrenemedim!

Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak, mutluluk gözbebeğin kadar yakın olsun. Umutların gerçek, gerçeklerin mutluluk, mutlulukların sonsuz olsun...

Bir an buruk bir acı saplanırsa yüreğine, gözlerin zamansız takılırsa, kulakların zamansız deli gibi çınlarsa bil ki bir yerlerde özlemişsindir beni?

Gençliğine güvenip erken derken belki elveda bile diyemezsin giderken.

Allah gücü erkeğe, güzelliği kadına vermiş... Ne var ki her şeyi yenen güç, güzelliğe yenilmiş...

Bulutlara yükledim hasretimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla küçük melekler gönderdim seni öpmeye! Geldiler mi?

Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Sana yıldızlar kadar yakın olmak isterdim, her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakın olmak isterdim, üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek iÇİN

Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki...

Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Gökuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti... En değerli hazinemsin benim, canımsın.

Bazı rüyalar diğerlerinden çok uzun sürer. Bazıları da çok çok güzel. Benim en uzun ve en güzel rüyam şu an bu mesajı okuyor.

Bana dünya yuvarlaktır dedin, dediğin doğruysa neden geri dönmedin?

Hasret kapımda nöbetler tutuyor. Sevgilim uzak bir şehirde gözlerim onu arıyor...

Bir kuş olup gitsem, aşsam şu enginleri, varsam senin yanına. Öpsem doyasıya, koklasam seni...

En güzel yarınlar senin olsun, sen buna layıksın ömrün mutluluklarla dolsun. Eğer gün gelir de sen beni unutursan, inan ki tatlım canın sağolsun.

Bugün yeni bir meyhane keşfettim mezarlığın karşısında. Bir gün beni arar da bulamazsan ya meyhanedeyim ya da tam karşısında.

Seni günde bir defa düşünüyorum o da 24 saatime maloluyor.

Denizi içerken maviler takıldı boğazıma, karaya vuran balık gibi çırpınıyorum.

Bugün yeni bir meyhane keşfettim mezarlığın karşısında. Bir gün beni arar da bulamazsan ya meyhanedeyim ya da tam karşısında.

Paylaştıkça çoğalan tek şeyin sevgimiz olduğunu hiç unutmayalım ve sevgimizi daima çoğaltalım sevgilim.

Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Gökuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti... En değerli hazinemsin benim, canımsın. Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu, yanağına ufacık bir öpücük kondur

Mutlu olmayı biliyorsan, sevmeyi bileceksin gerçekten seviyorsan, ömrünü vereceksin.

Bir deniz düşün "susuz", bir gece düşün "uykusuz", bir insan düşün "sevgisiz", bir bahar düşün "çiçeksiz", bir de beni düşün "sensiz"...

Ne seni unutmak için bir çabam var ne de aşkımı körükleyen bir rüzgar... Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm ne de görmeye dayanacak kalbim var.

Hadi gel tut ellerimi! Benimle yan! Benimle meydan oku her çaresizliğe! Benimle uyu benimle uyan. Birlikte varalım nice yıllara...

Ne zaman tutsam ellerini gözlerimin önünden mevsimler geçer, ne zaman gözlerin gözlerime değse samanyolundan bir yıldız düşer.

Yatağını gül yapraklarıyla, rüyalarını papatyalarla süsledim, üzerini sevgimle örttüm tüm kabuslarını da ben aldım ki sen rahat uyu birtanem!

Aşkım yatağın, sevgim yorganın, yüreğim yastığın olsun iyi uyu birtanem.

Sen seni seveni görmeyecek kadar körsen, O da sana sevgisini söylemeyecek kadar gururludur.

Bir gün dudakların kurursa okyanusu getiririm sana, akşam ayazında titrersen güneşi getiririm sana, eğer gönlün bir sevgi ararsa kalbimi söküp getiririm sana...

Sesini duysam da her an yüzünü görmek gibi değil, özlediğimi bil her an hiçbir şey seni sevmek gibi değil...

Yatağını gül yapraklarıyla, rüyalarını papatyalarla süsledim, üzerini sevgimle örttüm tüm kabuslarını da ben aldım ki sen rahat uyu birtanem!

Aşkım yatağın, sevgim yorganın, yüreğim yastığın olsun iyi uyu birtanem.

Sen seni seveni görmeyecek kadar körsen, O da sana sevgisini söylemeyecek kadar gururludur.

Yapraklar sararıp dökülürken yere, yaşlı gözlerini çevirip göklere, her gün istemem yılda bir kere, adımı anmayı sakın unutma!

Kimsin sen? Yaşamak isteyip de yaşayamadığım umutlarım, farkında olmadan yıllardır beklediğim mi? Kimsin sen? Sen benim sevdiğimsin, sevdiğimi söyleyebildiğim...

Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, aşkın içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni çok sevmeye devam edeceğim...

Gözleri uzaklıklar değil, bazen de göze alamadığımız yakınlıklar acıtır.

Seni ben değil gözlerim seçti, onlar sevdi onlar beğendi. Sen benim değil onlarınsın gittiysen bana ne onlar ağlasın...

Yeryüzünde biten her aşk için gökyüzünde bir melek ağlar.

Sen güneşin doğduğu, karanlığın bittiği yerdesin sen hep kalbimde yatan tek sevgilimsin...

Geceler seni sevdiğim kadar uzun olsaydı eğer inan ki yeryüzüne hiç güneş doğmazdı.

Sesini duysam da her an yüzünü görmek gibi değil, özlediğimi bil her an çünkü hiçbir şey seni sevmek gibi değil!

Bu gece rüyama gir gizlice, beni sımsıkı sar öp kokla iyice, son kez isyanlar savur, küfret güzelce ve sonra çek git kahrolası hayatımdan sinsice!..

 

 

 

 

Günün sözü

 


Google

 

 

 

 

 

 

 

©2006 . OSMAN ENGIN ÇETINER

 BANA MAİL GÖNDERİN